Medikal Estetik

CİLDİMİZ :

Çoğumuz genelde gözardı etsek de yaklaşık 2 metrekare ağırlığı ve 10 kg ağırlığıyla vücudumuzun en büyük organıdır. Üstelik sürekli dış dünyadaki birçok fiziksel ve kimyasal zararlı etkenlere maruz kalarak hem estetik hem de sağlık açısından birçok görevi yerine getirmek zorundadır. Temel bileşenleri cilde sağlamlık ve gerginlik sağlayan Kollagen ve cildin esnek ve elastikiyetini sağlayan Elastin proteinleri ve cildin nem dengesi ve  pürüzsüz görünüm veren Hyaluronik asit’tir.

Epidermis, Dermis ve Hipodermis olmak üzere 3 katmandan oluşur. Göz kapağında 0,02 mm ile en ince, Ayak tabanında ise 1,4 mm ise en kalındır. her gün 30.000 ila 40.000 ölü hücre dökülerek 28 günde kendini yeniler. Güneş ışığına göre melanin pigmenti salgılayarak ışık koruması sağlar.

Bunun için medikal estetikte öncelik cildimizin eksikliklerini tespit edip yerine koymak ve farklı cilt tipine göre gereksinimleri belirlemek gerekir. Yapılması gereken işlemler T.C. Sağlık bakanlığı onaylı cihaz ve ürünlerle ve bu konuda gerekli beceriye sahip kişilerce yapılmalıdır.

En büyük organımız olan cildimizin sağlığı, genel vücut sağlığımız bir parçasıdır. İyi beslenme, iyi uyku, spor genel sağlığımız kadar cilt sağlığı için de önemlidir. Dış ortamdaki birçok zararlı etkenden etkilenen cildimizin yaşlanmasını durdurmak mümkün olmasa da yavaşlatmak mümkündür.

MEDİKAL ESTETİK İŞLEM NEDEN YAPILIR ?

Medikal estetik işlemlerde amaç;

  • KORUMAK : Cildimizde sağlık ve estetik bir sorun oluşmadan önce bu riski azaltmak ve cildin yaşlanmasını yavaşlatıp, korumak.
  • İYİLEŞTİRMEK : Cildimizde oluşmuş problemleri gidermek, sağlıklı bir yapıya kavuşturmak.
  • SÜRDÜRMEK : Cildimizin iyilik halinin sürdürülmesini sağlamak için belli aralıklarla tekrarlanması. Yapılan uygulamaların etkisinin süresi en çok merak edilen konudur. Bu cilt yapısına, uygulanan işleme, yaşam tarzına , çevresel ve kişisel faktörlere bağlı olarak farklılık gösterir.

MEDİKAL ESTETİKTE YAPILAN UYGULAMALAR NELERDİR ?

  1. BOTOKS ( BOTULİNUM TOKSİN ) UYGULAMALARI : Botulinum Toksin yada halk arasında kullanılan adıyla Botox, İnsanlarda Gıda zehirlenmesine neden olan Clostridium botulinum adlı bakteri tarafından üretilen sinirleri etkileyen protein yapısında bir toksindir. 8 farklı tipi olmasına rağmen insanlarda kullanım için en güçlü tipi olan A tipinin saflaştırılmış halidir.

      Kaslarımızın hareketi için beyinde oluşan elektriksel sinyaller Sinir-Kas geçişini Asetilkolin adında bir madde ile gerçekleştirir. Botulinum toksin geçici olarak Asetilkolin geçişini önleyerek  kas kasılmasını engeller.

      Etkisi 3. günde başlayıp 7. günde tam olarak etki etmekte olup 4-6 ay süreyle etkisi devam etmektedir.

Çok güvenilir laboratuvarlarda hassas işlemlerle saflaştırılıp, soğuk zincir kuralları içinde saklanıp taşınmakta,  çok düşük dozlarda kullanılmakta ve sadece yapılan bölgede etkili olmaktadır. Kaliteli ve doğru ürün , doğru koşullarda saklanıp  yetkili kişilerce doğru şekilde yapıldığında son derece güvenli bir uygulamadır.

      Gebelik, Emzirme, Bazı genetik kas hastalıkları, Kan pıhtılaşma bozuklukları ve bazı ilaç kullanımı haricinde hemen herkeste güvenli ve ciddi yan etkileri olmayan bir uygulamadır.

      1960 da ilk olarak şaşılık tedavisi için kullanıma başlanmış ve günümüzde estetik amaçlarla 80 den fazla ülkede Sağlık otoritelerince onaylı şekilde kullanılmaktadır.

      Yüzdeki mimik kaslarının yıllar içinde sürekli çalışması sonucu üzerini örten deri katmanında derin ve kalıcı çizgilenme ve kırışıklıklar oluşur. Mimik kaslarının kasılma gücünün Botulinum toksin kullanılarak azaltılması sonucu bu kırışıklık ve çizgiler azaltılır.

Alındaki yatay çizgiler,  Kaşlar arasındaki dikey çizgiler ve göz kenarındaki kazayağı çizgilenmeleri, Ağız çevresi, Çene ucu ve Boyundaki çizgilenmeler en çok uygulanan bölgelerdir.

Bunun dışında diş sıkma ( Bruksizm ) nedeniyle oluşan başağrılarını gidermek, dişleri ve çene eklemini korumak için çiğneme kaslarına,

Aşırı terleme nedeniyle avuç içleri ve koltuk altlarına da botoks uygulanmaktadır.

DERMAL DOLGU İŞLEMLERİ : Cilt kırışıklıkları dinamik ve statik olmak üzere iki tiptir. Dinamik kırışıklıklar erken yaşlarda görülmeye başlanan aktif yüz mimikleriyle birlikte oluşan kırışıklıklardır. Statik kırışıklıklar ise ilerleyen yaşla birlikte dinamik kırışıklıkların kalıcı hale gelmesi olarak tanımlanabilir.

Kırışıklık tedavisinde en sık kullanılan yöntemler botoks ve dolgudur.

Bazı hastalıklar veya yaşlanma sonucu zamanla kollagen ve elastin gibi cildin temel yapı taşlarının azalması, deri altı yağ dokusu ve destek dokuların kaybı sonucu derin kırışıklık, çökme , kıvrımlarda belirginleşme görülebilir.Hacim kayıplarının giderilmesi ve yüz hatlarının düzeltilip belirginleştirilmesi amacıyla estetik cerrahi işlemlere alternatif olarak yapılan uygulamalardır.

Dolgu daha çok yüzde ve ciltteki hyaluronik asit kaybına bağlı oluşan derin kırışıklık, çizgi ve çökmeleri düzeltmek için kullanılır. Aynı zamanda dudak ve yüze hacim kazandırmak için ,burun ve dudak çizgilerini, elmacık kemiğini, asimetrik yüz çizgilerini ve çeneyi şekillendirmek için de kullanılabilir.

Cilt altına iğne ya da kanül dediğimiz enjektörlerle yapılan işlemlerdir. Dolgular kalıcılık süresine göre geçici, yarı kalıcı ve kalıcı dolgular olarak üçe ayrılır. En sık kullanılan dolgular hyaluronik asit dediğimiz geçici dolgulardır.  Dolguların uygulama alanına, kullanılan malzemenin kalitesine ve maddesine göre etki süreleri 6 ile 18 ay olarak değişebilir.

Dolgu işlemi ortalama 10 – 15 dakika sürmektedir. Öncesinde lokal anestezik kremler ya da losyonlar ile cilt uyuşturulur. Dolgu yaklaşık 10 gün sonra tam olarak cilde oturur.

      Dolgu ürünleri oldukça güvenli ürünler olmasına karşın, uygulamanın yapıldığı kişiye, dolgunun yapıldığı yere, ürüne ya da uygulama tekniğine bağlı olarak çeşitli yan etki ve komplikasyonlar oluşabilmektedir.

Oluşabilecek komplikasyonları en aza indirmek amacıyla hastanın durumu, uygulanacak dolgu materyali ve uygulama tekniği en iyi şekilde değerlendirilmeli, kullanıcılar ürünler hakkında yeterli seviyede teorik bilgi ve uygulama becerisine sahip olmalıdır.

  • MEZOTERAPİ : Mezoterapi, zamanla ve çeşitli etkenlerle azalan cilt altındaki protein yapılarının yeniden sentezlenmesini ve yenilenmesini sağlamak için yapılan uygulamalardır.Cildin nem dengesini koruması, kendini yenilemesi ve maruz kaldığı zararlı etkenlere karşı kendini koruması için gereksinim duyduğu vitamin, amino asit, mineral ve hyaluronik asit gibi temel maddelerin cildin altındaki dermis tabakasına verme uygulamasıdır. Cildin nem dengesini korumasına, ince kırışıkların giderilmesine ve cildin kendisini yenilenmesine yardımcı olur.

      Mezoterapi işlemi sonrasında ilk 24 saat uygulanan bölge yıkanmamalı ve güneşten uzak durulmalı,  bol su tüketmeli ve ağır sporlardan kaçınmalıdır.

      Kullanılan ürüne ve cilt yapısına bağlı olarak etkisi 7-10 günde görülmeye başlayıp 6 ay kadar devam eder. Cilt durumuna göre 7-10 günde bir 2-6 seans uygulanır.

SAÇ MEZOTERAPİSİ :  Genetik yatkınlık, çevresel faktörler (stres, sigara, hava kirliliği, UV ışınları), hormonal bozukluklar, beslenme ve uyku düzensizlikleri; saçlarda kırılma, dökülme, cansızlaşma ve seyrelmeye neden olur.

Hem kadınlar hem de erkeklerde saç dökülmesini engelleyen, bununla beraber saç uzamasını sağlayan ve kelliğin tedavisi olarak da kullanılabilen bir yöntemdir. Kelleşme sorunu yaşayan insanların saç derisindeki gerekli vitamin, mineral ve besin ögelerini sağlayarak, saç dökülmesini önler. Saç köklerinin ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral, aminoasitler, kılcal dolaşım hızlandırıcı ilaçlar ve epitelyum dokusunu besleyen organik materyallerin cildin orta tabakasına enjekte edilmesidir. Bu yöntem ayrıca hücre metabolizmasını hızlandırır, enfeksiyonları yok eder ve saç derisindeki kan dolaşımının hızını oldukça artırır. Saç foliküllerini de canlandırırarak, uzun, güçlü, hacimli ve sağlıklı saçlara kavuşmanıza yardım eder.

YAĞ ERİTME ( BÖLGESEL ZAYIFLAMA) MEZOTERAPİSİ:

      Yağı ertime özelliğine sahip safra asiti, kafein, karnitin, Lipaz gibi belli madde karışımlarının yağ dokusuna enjekte edilme işlemidir..

Karın, kol, bel ve bacak bölgelerindeki bölgesel yağlanmaların giderilebilmesi için kullanılır. Uygulama ile enjeksiyon bölgesindeki yağ dokusunun yıkılması sağlanır. Diyet ve egzersizle desteklendiği takdirde başarılı sonuçlar alınması mümkündür.

LEKE, ÇATLAK VE SELLÜLİTLER İÇİN MEZOTERAPİ :

                  Sellülit ve kilo verme, gebelik gibi nedenlerle oluşan çatlakların ve çeşitli nedenlerle ciltte oluşan leke ve yaraların tedavisinde cilt tipi ve hastanın durumuna göre belirlenen karışımların ilgili bölgeye enjeksiyonu işlemidir.

PRP UYGULAMASI : Kişinin özel tüplere alınan kanınından işlemler sonucu elde edilen hücre yenilenmesi ve gelişmesine yardımcı bazı maddelerin cilde verilmesi işlemidir. Cildin sağlıklı görünmesi, kendini yenilemesi, elastikiyetinin arttırılması yanısıra doku iyileşmesi ve yenilenmesini istediğimiz saç, eklem kıkırdağı için diz gibi birçok bölgede kullanılır.

  • PEELİNG : Cildin daha sağlıklı, genç ve lekesiz görünmesi için epidermis yüzeyindeki ölü hücre kısmının kaldırılmasıdır.
  • LAZER  İLE YAPILAN CİHAZLI İŞLEMLER : İnce kırışıklıklar ve elastikiyet kaybını gidermek için ciltte küçük hasarlar oluşturup yeni hücre oluşumunu sağlamak için lazer ışığı kullanılan işlemlerdir.
  • RADYOFREKANS   İLE YAPILAN CİHAZLI İŞLEMLER  ( Altın İğne ): Cilde küçük travmalar yaparak kendini iyileştirmesi için teşvik edilmesidir.
  • ULTRASON  İLE YAPILAN CİHAZLI İŞLEMLER : Cilt altı dokuların yüksek frekanslı ses dalgalarıyla uyarılarak güçlendirilmesi ve bu şekilde ameliyatsız cilt sıkılaştırması için yapılan uygulamadır.
  • İP ASKI VE GERME İŞLEMLERİ: PDO ve Silikon tarzı iplerle ameliyatsız olarak yüz formunu güçlendirip desteklemek için yapılan uygulamadır.
  •  CİLT BAKIM ÜRÜNLERİ KULLANIMI

Scroll to Top
Bizi Arayın